Logo

Türkiye’de Batı Güdümlü Başkaldırının Provası: Koçgiri İsyanı

21 Eylül 2020, 19:24

Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Türk milleti tarihin en acımasız planıyla karşı karşıya kaldı. Emperyalizmin parçalayarak yok etme harekâtı resmen başladı. Sözde barış temasıyla imzalanan anlaşmalarla Türk milletini tarih sahnesinden silmeyi amaçlıyorlardı.

Mondros Ateşkes Antlaşması’na göre Anadolu’nun İtilaf Devletleri tarafından işgali meşru hale gelmişti.

İşgale karşı ilk tepki Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal Paşa’dan gelmişti. “Bir tek düşman askeri çıkarsa askerlerime ateş emri veririm” diyen Mustafa Kemal Paşa, ilk andan itibaren milletin umudu olmuştu.[1] Mustafa Kemal Paşa, bu karşı çıkışının ardından görevden alındı ancak Anadolu’da direniş ateşini yakmak için önemli bir adım attı. Yıldırım Ordularının silah ve cephanesini düşmana teslim etmek yerine bölge halkına dağıttı. O silahlar, ileride Adana, Antep, Maraş ve Urfa savunmalarında büyük fayda sağlamıştı.

Mondros’un imzalanmasından birkaç gün sonra son kongresini toplayıp kendini fesheden İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi vatanseverler tarafından Kuvayı Milliye hareketi örgütlendi. Bir merkez tarafından denetlenmeyen ve düzensiz şekilde faaliyet yürüten bu hareketin içerisinde pek çok yerel cemiyet de kuruldu. Pek çoğumuzun “yararlı” cemiyetler olarak bildiğimiz bu teşkilatlara karşı “zararlı” cemiyetler de kurulmuştu.

Zararlı cemiyetlerden Kürt Teali Cemiyeti, İngilizlerin kurduğu, üyeleri arasında Kürt Aşiretleri liderleri ve Nuri Dersimi’nin olduğu, emperyalizmin güdümünde bir Kürdistan devleti kurmak için yola çıkmıştı.

Kürt Teali Cemiyeti, kuruluşundan beri Kuvayı Milliye’ye karşıydı. İngilizlerin desteği ve yönlendirmesiyle hareket ediyorlardı. Hatta Edward William Charles Noel gibi önemli İngiliz ajanlarının başında olduğu bazı isyanlar da gerçekleştirmiştir.

NURİ DERSİMİ KİMDİR?

Nuri Dersimi 1911 yılında Baytar Mektebine girmiş, Birinci Dünya Savaşında çeşitli cephelerde bulunmuş bir askeri veterinerdir. Nuri Dersimi’nin Koçgiri, Dersim gibi isyanlarda öne çıkmasında üniversite yıllarında giriştiği faaliyetlerinin büyük önemi vardır. Baytar Nuri, 1912’de kurulan Kürdistan Muhiban Cemiyeti’ne girmiş ve genel sekreterliğini yapmıştır. Bu yıllardan itibaren ayrılıkçı faaliyetler içinde olan Dersimi, Kurtuluş Savaşı yıllarında İngilizlerin en önemli adamı olmuştur. Öyle ki, Kürt Teali Cemiyeti’nin bölgedeki faaliyetleri Nuri Dersimi liderliğinde yürütülmüştür. Birinci Dünya Savaşının hemen ardından Kürt Teali Cemiyeti üyesi olduğu için tutuklansa da “suçsuz” bulunup serbest bırakılmıştır.

Dersimi, 1918 yılında İngilizlerin görevlendirmesiyle Dersim bölgesine geçmiş ve burada Kürt Teali Cemiyeti adına faaliyetlere başlamıştır. Birçok Kürt aşireti Milli Mücadeleye destek verdiği halde Nuri Dersimi’nin etkisine giren bazı aşiretler, Kurtuluş Savaşı’na karşı İngilizlerin desteğiyle isyan çıkarmışlardır.

MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN AŞİRETLERİ KAZANMA GİRİŞİMLERİ

Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıktıktan sonra Kürt aşiretlerinin desteğini almak için bir dizi girişimlerde bulunmuştur. Paşa, 10 Ağustos ve 13 Ağustos 1919 tarihlerinde 7 aşiret reisine mektup gönderir. Bu mektuplarda aşiretlerin Milli Mücadeleye destek vermelerini, İngilizlerle iş birliği yapmamalarını ister. Ayrıca mektuplarda kazanıcı ve yapıcı bir dil kullanan Mustafa Kemal, askerlikten de istifa ettiğini belirtir.[2]

Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresinden önce Koçgiri Aşireti lideri Alişan Bey’le de görüşür. Koçgiri’nin Sadrazam Ferit Paşa’ya uymamasını, milli hareketin yanında yer almasını ister. Hatta Mustafa Kemal Paşa Alişan Bey’e Sivas milletvekilliği ve Heyeti Temsiliye üyeliği teklif eder. Alişan Bey ilk başta teklifi kabul eder. Ancak Nuri Dersimi’nin etkisinde kalarak vazgeçer.[3]

Atatürk’ün görüşmeleri büyük oranda başarıya ulaşır. Kürt aşiretleri Milli Mücadelenin yanında yer alır. Nuri Dersimi de anılarında Meclis’te 72 Kürt milletvekilinin yer aldığını belirtir. Bölgenin önde gelen aşiret liderlerinden Dersimli Diyap Ağa, Erzurum Kongresine katılmış, Koçgiri ve Şeyh Sait İsyanlarına karşı çıkmış ve ilk Meclis’te de Dersim milletvekili olarak yer almıştır.

BÖLÜCÜLERİN ARADIĞI KAN: SEVR

Türk milletini tarihten silmek için imzalanan Sevr Antlaşması, emperyalizmin bölücü planlarının o döneme kadarki en büyüğüydü. Sevr’e göre Anadolu’da bir Ermenistan ve Kürdistan’ın kurulmasının önü açılıyordu. Kürt Teali Cemiyeti’nin faaliyetlerini arttırdığı dönem de bundan sonra olacaktı. Kürt aşiretleri içinde faaliyet yürüten cemiyet, İngiliz ajanlarıyla birlikte vatansever Kuvayı Milliye hareketine karşı isyan örgütlüyordu.

Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra düzenli ordunun oluşturulması için de girişimler başladı. Meclis’in ordularıyla Yunan ordusunun Anadolu içlerine doğru hareketini durdurmak isteniyordu. Fakat batıdaki Yunan işgalinin yanı sıra doğuda da ayrılıkçı Ermeni ve Kürt isyanları vardı. Yunanların Anadolu’yu işgalini kolaylaştırmak isteyen İngilizler, Türk ordusunun gücünü bölmeyi planlıyordu. Bunu da doğudaki isyanlarla yapacaktı.

Koçgiri Aşireti, Sivas ve çevresinde yaşayan büyük bir aşiretti. Kürt Teali Cemiyeti bu aşiret içerisinde fazlasıyla etkindi. Milli harekete karşı isyan hazırlıkları yapan Koçgiri Aşireti, kısa sürede 3 binden fazla kuvvet toplamıştı. İngilizlerin silah ve cephane desteğiyle bir birlik haline gelmişti.

Sonuç olarak Mustafa Kemal’in çabaları da dahil olmak üzere pek çok girişim sonuçsuz kalmıştır. Koçgiri Aşireti, Milli Mücadeleye karşı 6 Mart 1921 tarihinde büyük çaplı bir isyan başlatmıştır.

DEVRİMCİ HÜKÜMETİN YILDIRIM MÜDAHALESİ

Yaklaşık 3000 isyancı Sivas, Malatya, Tunceli ve Erzincan’da pek çok köyü basarak ve Türk ordusuna ait birliklerin etrafını sararak isyanı başlattı. Koçgiri aşiretinin Ankara Hükümetine telgraf çekerek özerklik talebinde bulundu. Ayrıca bölgede bulunan Türk müfrezelerinin de çekilmesini istedi. Ankara Hükümeti taleplerin hiçbirinin kabul edilmediğini bildirerek bölgeye büyük bir kuvvet gönderdi.[4]

6 Mart günü Sivas’ın Zara ilçesinin Ümraniye köyüne giren isyancılar, buradaki Türk askerlerini esir ederek bölgeye sözde Kürdistan bayrağı dikti. Bölgede köy köy, ilçe ilçe büyüyen isyanı bastırmak için önce Nurettin Paşa, sonra da Topal Osman Ağa beraberindeki alaylarla birlikte geldiler. [5]

Bölgeye hareket eden Türk askerlerine zaman kazandırmak için gönderilen “Nasihat Heyetleri” isyana katılan aşiretlerle görüştüler. Heyet görüşmelerde aşiretlere isyandan vazgeçmelerini söyler. Koçgiri aşireti lideri Alişir, Pülümür aşiretlerine gönderdiği mektupla Avrupa devletlerinin Kürtlerin bağımsızlığını tanıdığını söyleyerek Nasihat Heyetine itibar edilmemesini ister.[6] İsyanın arkasında Avrupa devletlerinin olduğunu, Alişir bizzat kendisi bu şekilde itiraf etmişti. Ancak Koçgiri aşiretinin Zara ilçesi ileri gelenleri, Nasihat Heyetinin öğütlerine uyarak isyandan çekildiklerini, eşkıyaların hükümete teslim olacağını, gasp edilen malların da geri verileceğini Valiliklere bildirdi.

Haziran’a kadar süren isyan Nurettin Paşa ve Topal Osman Ağa’nın üstün başarısı sayesinde sert bir biçimde bastırılır. Yaklaşık 500 isyancı öldürülür. İsyana katılan köyler dağıtılarak Anadolu’nun diğer illerine gönderilir. İsyanın elebaşlarından Alişir ve adamları, 17 Haziran günü teslim oldu.

Koçgiri Aşiretinin “Sevr Anlaşmasının uygulanması ve doğuda bir Kürdistan devletinin kurulması” için başlattığı isyan, devrimci iradenin kararlılığı sonucunda bastırıldı. Emperyalizme karşı kenetlenen Türk milleti, her türlü düşmana karşı göğsünü siper etmişti. Sakallı Nurettin Paşa ve Topal Osman Ağa’nın komuta ettiği Türk ordusuna bağlı alaylar isyancıların üzerine gider. İlk darbeden sonra isyancılar dağılır ve kuzeye doğru kaçar. Bir süre devam eden takibin ardından isyanın elebaşları, en önemlisi de Nuri Dersimi ve Alişan Bey yakalanır.

İsyan 17 Haziran 1921 tarihinde tamamen bastırıldı. İnönü Muharebelerinin sürdüğü sırada isyanın çıkması ordunun gücünü bölmüştü. Türk ordusundaki süvari birliklerinin önemli bir bölümü isyanı bastırmak için doğuya çekilmişti. Atatürk 1 Mart 1922’de Meclis oturumunda, Koçgiri isyanına Yunanlardan teşvik ve tertip desteği geldiğini söylemiştir.[7] Bu da aslında düşmanın tek olduğu göstermektedir. Türk milleti, Misakı Milli sınırlarında aynı düşmana karşı savaşmıştı: İngiliz emperyalizmi ve onun güdümündeki kuklalar, Yunanistan, Ermeni ve Kürt ayrılıkçılar.

O gün Sevr’i uygulamak için isyan eden Koçgiri Aşiretinin talepleri sözde Kürtlere bağımsızlıkken özde kukla bir devlet kurmak ve Sevr’i uygulamaktı. O gün olanları okuyunca anlamış olduk ki gerçek özgürlük, emperyalizme karşı verilen bağımsızlık savaşıyla olur. Çünkü çağın kan emici belası emperyalizm, kendi planları için tüm milletleri kullanıyor ve sömürüyordu. Kürtlerin gerçek özgürlüğü, devrimci Cumhuriyet’in kurulmasıyla sağlandı. Türk-Kürt kardeşliği de Cumhuriyet’le birlikte daha sağlam temellere oturdu.

Kaan ARSLAN

Dip Not:

[1] Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, C. 2, İstanbul, 1999, s. 279.

[2] Doğu Perinçek, Kurtuluş Savaşı ve Kürt Politası, Kaynak Yayınları, s. 151-152-153.

[3] Nuri Dersimi, Kürdistan, s. 122-125.

[4] Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, Türk Tarih Kurumu Yayınları, s. 283-284

[5]A.g.e. s. 407.

[6]A.g.e. s. 466.

[7] Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, C. 23, İstanbul, 2000, s. 277.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir