Logo

Gizli Örgütün Gizli Kahramanlarından: Topkalı Cambaz Mehmet Bey

3 Haziran 2020, 08:04

Hiç kuşkusuz ki ulusal Kurtuluş Savaşımız büyük bir kahramanlık ve örgütlenme yeteneğinin ürünüdür. Anadolu’da Mustafa Kemal önderliğinde açılan meclis ve toplanan ordu emperyalizme karşı büyük bir mücadele verirken İstanbul’da Ankara hükümetine bağlı olarak çalışan gizli istihbarat örgütleri ve nice kahraman kazanılan zaferde büyük pay sahibidir. Bu yazıda İstanbul’un külhanbeylerinden, Mim Mim grubu başkanı, Milli Mücadele kahramanı Topkapılı Cambaz Mehmet Bey’i işleyeceğiz.

M.M Grubunun Kuruluşu ve Topkapılı Cambaz Mehmet Bey’in Tarih Sahnesine Çıkışı

Samih Nafiz Tansu’ya göre İstanbul da kurulan milli teşkilatların en örgütlü olduğu yer Topkapı semtidir. Tansu, “İlk harekete geçen semt Topkapı’ydı. Şehremini hemen onun arkasından geliyordu.” der.[1] Yine Samih Nafiz Tansu Topkapılı Cambaz Mehmet Bey’i “Çok dinamik ve pek zeki, müteşebbis bir kimseydi. Durmadan dinlenmeden çalışır, birçok kimseyi etrafında toplardı. Engin bir cesareti vardı”[2] şeklinde tanımlar. İstanbul’un Topkapı semtinde yaşayan, ünvanı Cambaz olan Topkapılı Cambaz Mehmet, Çanakkale Savaşlarında Mustafa Kemal’in emrindeki sıradan bir erdir. Gösterdiği kahramanlıklardan dolayı, Topkapılıya onbaşı şeridini “Göreyim seni Topkapılı”diyerek Albay Mustafa Kemal verir.

Topkapılının başarıları ve kahramanlıları sürer. Çavuş şeritlerini Topkapılıya uzatırken de Albay Mustafa Kemal yine “Göreyim seni Topkapılı” diyerek seslenir.[3]

30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalanması ile silah bıraktırılan ordu, işgalciler tarafından teslim olmaya zorlanıyordu. Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Paşa da, Topkapılı Cambaz Mehmet Bey de artık işgal altındaki İstanbul’dadırlar. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’da bulunduğu bu süreç içerisinde pek çok kişi ile Milli Mücadele fikirlerinden bahsetmiş, üç kez Padişah Vahdettin ile görüşmüştür. Şişli’deki evinde yakın arkadaşlarıyla sık sık gizli toplantılar yapan Mustafa Kemal Paşa, artık Anadolu’ya geçip, Kurtuluş Savaşı’nı oradan yürütmenin yollarını aramaktadır.

Topkapılı Cambaz Mehmet Bey ise, İstanbul’da kurulmuş M.M. Grubu gizli örgütünün başıdır. M.M. Grubunun çıkış noktası, Müdafaa-i Milliye teşkilatına dayanmaktadır. 1920 yılının başlarında kurulan Müdafaa-i Milliye Teşkilatı kuruluş gayesini resmi olarak şöyle açıklamaktadır: “Her türlü ihtimal ve tehlike karşısında İstanbul’un herhangi bir ihtilal vaziyetinde, hal ve mevkiye hâkim olmak İstanbul’daki Müslüman kuvvetlerini milli gayeye doğru sevk ve idare etmek, Anadolu’daki mücadeleye manen ve maddeten yardımcı olmak…”[4]

Teşkilatın içinde yukarıda belirtilen gaye ve amaçların dışında istihbarat toplama, sevkiyat gerçekleştirme gibi faaliyetlerde bulunmak isteyen üyeler ile teşkilatın içerisinde bir grup daha kurulur. Bu grup mensupları Müdafaa-i Milliye’nin yalnızca baş harflerini alarak “M.M” ismini kullanmıştır. Böylece bir teşkilat görünümünde olan fakat gerçekte bir istihbarat ve Anadolu’ya silah ve cephane sevkiyatı hususlarında faaliyet gösteren yapı oluşmuştur. Bu gizli örgüt doğrudan Ankara hükümetine bağlı olarak çalışmıştır. Fevzi Çakmak’ın istihbarat örgütü açığını gidermek açısından Teşkilat-ı Mahsusa’nın son başkanı olan Hüsamettin Ertürk’e özel görev vermesi ve Hüsamettin Ertürk’ün o sırada henüz oluşumunu tamamlayamamış M.M. grubunu bu yapı için uygun görmesi ile resmen kurulmuştur. Müdafaa-i Milliye sözcüklerinin baş harflerinden oluşan bu gizli örgütte yüzbaşılar, binbaşılar, albaylar, doktorlar bulunmakta ancak başkanlığını ise askerlikte aldığı en büyük rütbe çavuş olan Topkapılı Cambaz Mehmet yapmaktadır. Nedeni çok şaşırtıcıdır: Topkapılının İstanbul’da binlerce silahlı adamı vardır. Bunlar, işgal öncesinde haraç işleriyle uğraşan İstanbul kabadayılarından başka kimseler değildi.

Mustafa Kemal Paşa ile Topkapılı Mehmet Bey Şişli’de Mustafa Kemal’in evinde görüştükten sonra bu dünün kabadayıları Topkapılı Cambaz Mehmet Bey’in önderliğinde vatan için ölmeye ant içmiş birer kelle koltukta asker olmuşlardır. Şişli’deki görüşmede Mustafa Kemal Paşa Topkapılıya, “Mehmet, Çanakkale’de nasıl kazandıksa yine öyle kazanacağız. Hele sizin gibi kahraman Türk çocukları oldukça, ordularımızın yenilmesi imkânsızdır!” diyerek uğurlamıştı.[5]

Bu görüşmeden sonra İstanbul da Mustafa Kemal Atatürk’ün koruma işini bizzat üzerine alan Topkapılı Şişli çevresinde gerekli önlemleri alır.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkacağı tarihlerde ise İstanbul Galata Rıhtımında olağanüstü bir kalabalık vardı. Rıhtım Seyyar satıcılardan, ayakkabı boyacılarından, polislerden, jandarmalardan ve hamallardan geçilmiyordu. Bunlar, gizli örgüt M.M. grubunun silahlı adamlarıydı. Görevleri, Mustafa Kemal Paşa ile maiyetinin Bandırma Vapuruna sağ salim binmesini sağlamaktı. Operasyonu rıhtımda yöneten Topkapılı Cambaz Mehmet, iyi yüzme bilen, iyi silâh kullanan 50 İnebolulu fedai genci de Bandırma Vapurunun içine yerleştirmiş, bunlara gerekli talimatı vermiş ve Samsun’a kadar sürecek yolculuğun tüm güvenlik önlemlerini almıştı.

İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nde Bir Cambaz

İstanbul’da silah kaçırma eylemleri, İngiltere himayesindeki silah depoları bir bir soyulmaya başlamıştı. İngiliz gizli servisi gece gündüz bu soygunları durdurmak için çalışıyordu. Topkapılı Mehmet Bey’in namını duyanlardan bir tanesi de İngiliz İstihbaratı adına çalışan Rahip Fru idi. Rahip Fru’ya göre Topkapılı Mehmet Bey cahildi ve kolay kandırılabilirdi. Aynı zamanda Fukaraperver Cemiyeti Başkanlığını yürüten Rahip Fru Topkapılı Cambaz Mehmet Bey’e de üyelik teklifinde bulunmuş, Mehmet Bey ise bu teklifi istihbarat faaliyetleri için kabul etmiştir. Kısa zamanda İngilizlerin gözüne girmeyi başaran Topkapılı Mehmet Bey hakkında idam kararı çıktığında dahi, Rahip Fru bu karara karşı çıkacak ve mahkemeye kararın kaldırılması için mektup yazacaktır. Topkapılı Mehmet Bey burada kurduğu ilişkiler ile Türk istihbaratına çok önemli bilgiler kazandırmış ve savaşta çok önemli bir rol oynamıştır.

İngiliz İşgal Komutanı General Harrington’un Arabası

Topkapılı Mehmet Bey İngiliz İşgal Komutanı General Harrington’un hakkındaki idam kararında büyük dahli olduğunu biliyordu. İdam kararından kurtulmuştu ancak generalin Topkapılıyı hedefe koyduğu bir gerçekti. İşgal kuvvetlerine gözdağı vermek ve General Harrington’u cezalandırmak isteyen Topkapılı Mehmet Bey kafasına koyduğu planı ortaya koyar ve generalin makam arabasını çalarak Anadolu’ya kaçırır. Akşehir’de Fevzi Çakmak’a bizzat Topkapılı Mehmet Bey tarafından teslim edilen araç daha sonrasında Ankara’da Mustafa Kemal Atatürk’e hediye edilir. Milli Mücadelenin ilk makam aracı da böylelikle hazırdır. Bu durum psikolojik anlamda İngiliz kuvvetlerini çok yıpratacak bir olay halini alır.

Savaş Sonrası Topkapılı Cambaz Mehmet Bey

Savaşın kazanılmasının ardından Topkapılı Mehmet Bey evine çekilmişti. Mustafa Kemal Atatürk tarafından Ankara’ya çağırılan ve İstanbul mebusluğu teklif edilen Mehmet Bey teklifi nazikçe reddetmiş ve İstanbul Şehir Meclisi üyesi olarak köşesinde huzur içinde yaşamayı tercih etmiştir. Topkapılı Mehmet Bey de pek çok milli mücadele kahramanı gibi yaptığı ile böbürlenen değil büyük bir tevazu ile ondan sakınanlardandı. Cefa da en önde ödülde ise en geride duran Topkapılı, 24 Haziran 1923 tarihinde Nurettin Bey’in elden teslim ettiği Meclis kararı olan mektubu okuduğunda kendisine bağlanan maaşı büyük bir tevazu göstererek reddetmiş ve Kızılay’a bağışlanmasını sağlamıştır.

Her Yerde ve Her Şey de Teşkilat

Topkapılı Cambaz Mehmet Bey her şeyden önce teşkilatlı ve teşkilatçı bir vatanseverdir. İstanbul’daki milli mücadeleye destek eylemlerinden, üniversitelerdeki öğrenci hareketlerine, Anadolu’ya silah kaçırmaktan subay geçirmeye kadar her olayda teşkilatın parmağı ve gözü vardır. O vatana bağlılığı teşkilata ve lidere bağlılıkla bir tutmuş bir vatanseverdi. 1 Haziran 1932 tarihinde evinde çıkan yangın sonucu vefat eden Topkapılı Cambaz Mehmet Bey her bakımdan örnek ve fedakâr bir millet evladı olarak İstanbul da Merkezefendi Mezarlığına defnedilmiştir. Sözlerimizi dönemin CHF İstanbul İl Başkanı Cevdet Kerim İncedayı’nın mezarı başında yaptığı konuşmaya bırakarak sonlandıralım.

“Düne kadar aramızda mütevazı ve sakin tavırlarıyla bir asker gibi yaşayan Topkapılı Mehmet Bey, bu anda karşımızda malum bir kahraman hüviyetini almış bulunuyor. Mehmet Bey vatanın en tehlikeli zamanlarında bir vatan çocuğunun nasıl çalışması icap ettiğini gösteren bir insan gibi çalışmış ve muvaffak olmuştur.”[6]

Onur Özcan


[1] Ergun Hiçyılmaz, Teşkilatı Mahsusa, Kaynak Yayınları, 2014, s.180.

[2] A.g.e. s.181

[3] https://www.turkishnews.com/tr/content/2012/09/24/mustafa-kemalin-askeri-topkapili-cambaz-mehmet/

[4] Serdar Yurtsever, Milli Mücadele Dönemi İstihbarat Faaliyetleri – Örnek Olay İncelemeleri (1919-1922), Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, 2013, s. 63.

[5] https://www.turkishnews.com/tr/content/2012/09/24/mustafa-kemalin-askeri-topkapili-cambaz-mehmet/

[6] Ergun Hiçyılmaz, Teşkilatı Mahsusa, Kaynak Yayınları, 2014, s. 186.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir